SON DÜŞÜNCELER

Özgün Aforizma

Korkuyla beraber yalanlar başlar. Yalanlarla beraber nefret! Nefretle beraber kin başlar. Kinle beraber intikam duygusu! Sonunda intikamını alırsın ama bu sana yetmez. Ya da affedersin konu kapanır. Ve içini kemirir sonsuza kadar pişmanlık düşüncesi.
#UfuktakiAdam

Özgün Aforizma

Kardeşim, şu sözlerimi iyi işit: insan gerçeğin son sözüne geldiğinde birden söylemek istediği bir yığın şey oluyor. O son anda söylenilenler genelde söylenmek istenenler olmuyor. Bir adamın söylemek istedikleriyle bir kadının söylemek istekleri apayrı dünyadır. Kadınlar genellikle ya istediklerini söyleyebiliyorlar ya da gerçekten söylemek istemedikleri için söylemiyorlar. Ama durum erkeğe geldiğinde söylenilmemiş bir yığın şey oluyor. İki erkek arkadaşlar, ne kadar sıkı ve samimi olurlarsa olsunlar asla sarılmazlar. Erkekle kadın, kadınla kadın ve cinsiyet ne olursa olsun aynı kan bağını taşıyanlar sarılırlar birbirleriyle. Kan bağında bile sarılmayan insanlar görebilirsiniz. En çok da baba-oğul arasında yaşanır bu durum. Baba-oğul ilişkisi belki de dünyadaki en görünmeyen ama en sağlam ilişkidir. Hissiyatlar çoğunlukla karşı tarafa aktarılmaz ama bu durumda garip bir şekilde birbirlerine duydukları saygı ve sevgiyi ikiside hisseder. Bence olması gereken de budur. Kim olursa olsun, iki sıkı ve samimi insan birbirlerine arasındaki samimiyet hakkında konuşmamalılar. O sadece anda ve hissiyatta kalmalı. Samimiyet olgusunu abartmamalı insan, olduğu gibi olmalı. Davranışlar birbirine saygı duyacak şekilde olmalı ama sevgi kabul edilemez. Evet, kan bağı dışında sevgini belli edecek hiçbir şey yapmamalı iki arkadaş. Eğer öyle olursa arkadaşlık zarar görür. Dostluğun verdiği içtenlik yok olur. Dostluğun içtenliğini kaybetmek demek önemsediğin dostuna verdiğin değerin azalması demek....

Özgün Aforizma

Biçimsel olarak insanı doğruya ve gerçeğe yönelten aykırı kavramları yaradılış olarak birbirine benzeten evrimsel anektodlar ile yaşamsal bireylere ana hatlarıyla bilişsel yetileri birbirine orantısal bir yolla subjektif değil objektif olarak sunmaktan ve bunları manevi, ahlaki ve insani olarak korelasyon içerisinde karmaşıklaştırıp kümülatif değil bireysel düzlemde kişilerin haklarına saygı duymak mecburiyetinde olmamasının sebebi ortalama insanların genele hükmetmesini engellemekten, doğru ve yanlışın kendi içinde eksikliklerini ortaya koymaktan ve bunları hayatın merkezine uzak tutmaktan, sürekli gözlem halinde olmayı vücudun doğal bir işlevi haline getirmekten geçer.