yunusemreuludag

Üyelik: Nisan 2026

191 Özgün Düşünce
2 Takipçi
3 Takip
yunusemreuludag

Düşünen, çok düşünen, düşünmeyi seven; düşünce, fikir, analiz, çıkarım ve tespitlerde bulunmayı seven; sanata da, bilime de ve felsefeye de ilgili olan, düşünmenin yanı sıra sorgulayan, merak eden, şüphe duyan, hayal kuran, adeta gerçekmiş gibi hayaller kuran ve hayal yoluyla deneyim yaşayan, herkese ve her şeye dair yoğun ve hızlı düşünen bir insanım. Bu siteyi hayata geçirirken şunu hedefledim: İnsanların, kendilerine ait özgün düşünce ve fikirlerini ve bu iki çok anlamlı şeylerin etrafındaki; sadece onun, sadece buraya kayıt olup üye olanların beyninden ve kalbinden çıkan şeyleri istediği şekilde, özgür aktarsın, anlatsın istedim. Burası sadece düşünce ve fikirlerle ve bu ikisinin etrafındaki şeylerden; yani buraya üye olup kendi zihninden çıkan her türlü şeyin anlatımından ve aktarımından ibarettir. Dünyada Türkçe bilen ve kendine ait düşünceleri olan insanların düşüncelerini ifade ettiği bir alan burası.

Özgün Söz

Çocuk doğuyor...

Bir bebek geliyor dünyaya, minik, minnacık bedeniyle, ondan daha küçük yumuşacık elleriyle. Hiçbir şeyden habersiz, dünyanın sadece bir anne karnından ibaret olduğunu zannederek. çocuk büyüyor, süt içiyor, yemek yiyor, okula gidiyor. Her şeyi normal yaşıyor okulla tanışana dek. Sonrasında, en kötü başarısızlıklarla karşılaşıyor hayatının tamamında. Hiçbir zaman arkadaş edinemiyor. Bütün hepsi doğallıkla oluşturulmuş yalnızlığı, en ince ayrıntısına kadar yaşıyor, yaşamak zorunda kalıyor. Bağırıyorlar: neden normal değilsin? neden herkes gibi olamıyorsun? çocuk konuşuyor, dile geliyor, ifade ediyor kendini. Susturuyorlar: sen sus, boş konuşuyorsun, aptal! çocuk gülüyor. Güzel ve saf yüzündeki kahkahalar, kan ve göz yaşı oluyor birden. Hazmedemiyorlar...

Soğuk bir kış günü, bir bankın üzerinde, etrafta koşuşturan çocukları izliyor. Uzun saçlarının kırmızı paltosunun beline kadar ulaştığı, kendi yaşlarında gösterişsiz bir kız görüyor karşıda. Aynı kendisi gibi, yalnız, beklentisiz, umutsuz bakışlarla geçiyor önünden. Bir şeylerin şu dakikalarda son bulacağı hissine kapılarak, hayatında ilk defa, bir kızla konuşma isteği geçirerek yanına gidiyor. Kapalı hava, git gide büyüyen yağmur damlalarını beraberinde getirirken, yavaş adımlarla yürüyen kırmızı paltosunun kolluğundan sakince tutarak durduruyor. Hiç beklemediği bir anın yaşanması gibi, önemsiz ve dikkatsiz bakışlar birden pür dikkat kesiliveriyor kızda: "kolunuz..." diyor genç. "...çok inceler. Aynı benim bedenim gibi."
Anlamsız bir yüz ifadesiyle bakakalıyor kız. Bu...

Özgün Söz

sizin ilhak ettiklerinizle
bizim ilhak ettiklerimiz farklı...
ve farklıdır bir çocuğa göre
ve çoğunluğa göre.
yaşamak bir yetenektir derdi.
arzularımız felakete sürüklermiş
kaybolmuş hatıralarını
severken,
ve nefret ederken dahi
çocuklarımız hak sahibi yarının zamanında
bugünün zamanındaysa,
ardımız canavara dönüştürdü bizi
sizlerse bir melek
üzülmek neye yarar?
saatler üçü gösterdiğinde.
bize yakışanı yapmaktır bizim büyüklüğümüz.
gölgemizse kendimizden küçük.
gerekeni yapmaktan daha insancıl
bize yakışanı yapmak