Zeki İnsanların Eğlence Anlayışı
Belli bir zeka seviyesinin üzerinde olan, yani ileri zekaya sahip bireylerin eğlence anlayışı ortalama kafaların eğlence anlayışından farklıdır. Alışılmışın dışındadır. Nedir genelgeçer eğlence anlayışı? alkol, seks, bar, gece kulübü, televizyon programları, bazı spesifik müzik türleri, sosyalleşmek ve benzeri şeyler. Tabi bu tür bir eğlence anlayışından uzak herkes zekidir anlamı çıkmaz. Bu tür bir eğlence anlayışını benimsemiş herkes zekidir anlamı da çıkmaz.
Zeka üzerine ihtisas, içsel ve dışsal araştırma, keşif, yoğun gözlem yaptığım; ilgimin ve bilgimin olduğu bir alan. Her zeka kendine özgüdür ve spesifik bir davranış bireyin zekasına dair kesin bir şey söylemez. Bir insanda ileri zeka göstergesi olan bir davranış bir başkasında ortalama zeka göstergesi olabilir. Demek istediğim şu: düşünmek zekanın en büyük göstergelerinden biridir lakin her düşünen insan zekidir gibi bir çıkarım doğru olmaz. çünkü biri insana ve hayata dair felsefi, eleştirel, yoğun düşünceler içine girerken bir başkası sorunlarını, dertlerini, acılarını, pişmanlıklarını düşünür.
Lakin her zeka seviyesinden insanın iç dünyasına, zihnine, kapasitesine, akıl ve zekasına, derinliğine dair yıllar süren yoğun bir gözlem yaptığımda gördüklerim zeki insanların çoğunlukla eğlence anlayışının genelgeçer eğlence anlayışından farklı olduğu yönündeydi.
Kendileriyle zaman geçirmek, düşünmek, düşünce ve fikir üretmek, analiz etmek, tespitlerde ve çıkarımlarda bulunmak, okumaktan ziyade kendi akıllarının ekmeğini yemek, zaman zaman zihinsel ve duygusal yeteneklerini sergilemek, içsel keşif, kendini dinlemek, içgörülerde bulunmak, içe odaklanmak, insanları kolayca tanımak, problem çözmek, beynin işlem hızını deneyimlemek, hayal kurmak ve bir hayali gerçekmiş gibi adeta yaşamak, insanlarla derin ve anlamlı diyaloglara girmek, konuşma esnasında entelektüel sığlık yerine kendi doğasına uygun bir şekilde derinleşmek gibi çoğunlukla öze, içe, ruha, insan doğasına ve doğaya dair renkli ve çeşitli eğlence anlayışları olduğunu gördüm.
Hakkında en çok bilgi sahibi olduğum alan zekadır. Bu bilgi salt okuma neticesinde gelişen entelektüel bir form değil, kendime ve çevreye bakarak, yani içime ve çevreye odaklanarak, göz gezdirerek, düşünerek ve sorgulayarak elde edilen bilgilerdir. çünkü okumak düşünceleri ve tespitleri dışarıdan yapay bir biçimde kafaya sokmaktır. Oysa kendi kendisine düşünmesini öğrenmiş ve kendi kanaâtlerini oluşturmuş bir insan capcanlı ve yepyenidir.
Sosyalleşmek insanı vasatlığa sürükler. Ve vasatlık insan ilişkilerinin olmazsa olmazıdır. Kafası zor bir problemi çözmekle meşgul bir insan basit diye tabir edebileceğimiz sosyalleşme, insan ilişkileri, seks gibi şeyleri beceremeyebilir. Onun beyni hemen her şeye dair belli düşüncelerle sarılıdır. çok düşünen bir insan, ama dertlerini ve sorunlarını değil; insanı, hayatı, anlamı, doğruyu, gerçeği, iyiyi, güzeli düşünen insan hiçbir yetenek gerektirmeyen şeylerde geri kalabilir. çünkü düşünen bir kafa hayattan soyutlanır. Bilinci acı verir.
Sanat, bilim, felsefe her zeki insanın ilgili olduğu alanlar, yani onun eğlence anlayışı tanımına girmeyebilir. Elimde bunları tüketen, bunlardan yararlanan, bunlarla ilgili olanların çoğunluğunun ortalama zekaya sahip olması gibi bir veri var. Kitap okumak bir zeka göstergesi değildir. Entelektüel kapasiteyi arttırabilir, ancak ne kadar entelektüel olursanız olun zeki bir insanın zihnine yolculuk yapmakla entelektüel bir insanın zihnine yolculuk yapmak arasında derin ve büyük bir fark olduğunu görürsünüz. Biri kafasını ona ait olmayan yabancı bilgi ve düşüncelerle doldurmuştur. Diğeri kendi kafasının kılavuzluğunda ilerler. Entelektüel insanın zihni sararmış bir bitkiyi kendi toprağına ekmek gibi, zeki insanın zihni canlı ve yaşayan körpe bir fidan gibidir.
3 görüntüleme
Yorumlar
Giriş yap ya da üye ol yorum yapabilmek için.
Yorumlar yükleniyor...