Özgün Düşünce

Örgün Eğitim ve Diploma

örgün eğitim yalnızca türkiye'de değil, bazı spesifik liseler ve üniversiteler dışında dünyada niteliksizdir. Körpe zihinleri yozlaştırmaktan başka bi şey yapmamaktadır. Oysa bi insanın kendini kendi çabalarıyla geliştirmesi; yani düşünerek, sorgulayarak, merak ederek, şüphe duyarak, her şeyin dibini delerek hakikate ulaşması kadar muazzam bi öğrenim şekli yoktur. Dünya okullarının en az %90'ında verilen ezber, robotik, mekanik, resmi, sistematik eğitim öğrencileri küt bi zihin yapısına çevirmekten başka bi şey yapmamaktadır. Oysa akademi dediğimiz şey tam olarak eleştirel düşüncenin, bi şeylerin özüne inmenin, şüpheciliğin, teorik bilginin zihin süzgecinden geçip bilimsel ve fiziksel yasaların nasıl çalıştığına dair prensiplere ulaşmanın yoludur. 14 yıl boyunca örgün eğitim aldım, ancak bu eğitim şekli bana bi kere bile hayal kurmayı öğütlemedi, göstermedi, öğretmedi. 2017'de üniversiteyi terk ettim çünkü ne öğrenciler gerçek birer öğrencilerdi, ne de hocalar gerçek birer hocaydı, ortamı da beğenmedim. Bana kreatif, özgün ve orijinal olmamı salık veren bi sistem değildi bu. Oysa bi vatandaş kendi ülkesine ancak bunlarla katkı sağlayabilirdi. Bi şeyler üretmenin önemini ben kendim bi şeyler araştırarak, okuyarak, düşünerek, sorgulayarak, irdeleyerek anladım. üretmek hem en iyi mutluluklardan biriydi, hem bireyin değerini artırıyordu, hem bireyin özgüvenini yükseltiyordu, hem de bireyin topluma, çevreye, devlete, ülkeye bi yararının olmasına neden oluyordu. örgün eğitim böyleyken bölüm sonu canavarını yenip aldığınız o diploma da bi hayli değersizdir. Tabii siz sisteme alıştığınız, sistemin insanı olduğunuz ve bu sistemin sürekliliği için kullanılan insanlar olarak bunları reddetmeniz normal. Nihayetinde siz de acı çekerek diploma ulaşmışsınız, öyle değil mi? "kimse benim emeğimi küçük göremez" Bu emeğe saygısızlık değil, insanların beyinlerini hallaç pamuğu haline getiren bi sistemin karşısında olmak sadece. Parerga und paralipomena adlı kitabında arthur schopenhauer: "yabancı düşüncelerle tıka basa dolan kafa neticede vuzuh ve sarahatten, açık ve berrak bir anlayıştan yoksun kalır ve belki de bir adım sonra akıbeti çözülüp dağılmaktır. Eğitimli insanların çoğunda bu gözlemlenebilir bir durumdur ve bu onları sağduyu, doğru yargı ve pratik incelik bakımından, tecrübe ve sohbetle ve az biraz okumanın yardımıyla, dışarıdan çok az bir bilgi edinmiş ve onu da her zaman kendi düşüncelerine boyun eğdirip onunla meczetmiş olan çoğu okumamış kimseye nazaran geri durumda bırakır." "çok geniş ve çeşitli konularda bilgi sahibi olmanın insanların çoğunu yaradılışça olduklarından daha ahmak ve budala yapmasının ve yazdıklarını herhangi bir başarı kazanmaktan alıkoymasının sebebini açıklayan işte bu alışkanlıktır."
10 görüntüleme

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...