Özgün Düşünce

Bir İnsanın Zihninde Yaşamak

Zaman ve emek, her şeyi zamanla dalından koparılmaya müsait bir meyve ağacına çevirir. Ondan hasat almak için çabaya gereksinim vardır. Ermiş ve tatlı bir meyveyi öylece elde edemezsiniz. Fidanı toprağa dikmek, sulamak, budamak, ilgilenmek, beslemek zorundasınızdır. Bir insanın zihninde yaşamak ya da daha duygusal haliyle bir insanın kalbinde yer edinmek de adı konulamayacak kadar özel ve güzel bir şeydir. Bir başkasını bütüncül ve bireysel bilgelikten ve hayali deneyimlerden yola çıkarak beslemek, ona ilkokul/ortaokul/lise/üniversite sıralarında öğretilmemiş ahlaki, manevi ve düşünsel öğretileri aktarmak, onun körpe zihnini bilemek, ona yeni yollar sunmak; ona eleştirel düşünceyi, merakı, kuşkuyu ve tutkuyu öğretmek ve sonucucunda size derinden gelen gerçek bir saygı duymasını sağlamak, emek ve zaman gerektiren şeylerdir ve bunların sonucu hak edilmiş başarıdır. Bir başarıdır çünkü bir insana dokunmak tadılabilecek en büyük mutluluklardan biridir. Burada toplumdan ayrıştığımızı belirtmek gerekmektedir. Toplum başarıyı meslek, kariyer, örgün eğitim, para, ev, araç, evlilik gibi konularla bağdaştırır. Benim için başarı, bir başkasına, benim elimde olan (belki de zihnimde olan), tamamen benim olan, bana ait olan yararlı bir bilgiyi/deneyimi/düşünceyi/fikri/görüşü/tespiti/analizi/çıkarımı öğrencim addettiğim kişiye aktarmak ve bunun sonucunda da onun zihin yapısını parlak ve ilginç bir hale dönüştürmektir. öğrencin bir gün senden de yüz çevirecektir. çünkü kendi hayatını kuracak, sevecek, sevilecek, evlenecek, evlat sahibi olacak, toplumda saygın bir yer edinecek, kendi ayakları üzerinde duracak. Tüm bunları ise ona; en başta disiplin olmak üzere öğreten sen olacaksın. Sen öleceksin, ancak o daima seni yaşatacak. Onun toplum içinde her dokunduğu insanda payın olacak. Seni özleyecek, adın geçtiğinde buruk bir tebessüm oluşacak dudaklarının kenarında. Belki annen baban bile unutacak seni, ancak o öğrencin, o her şeyi öğrettiğin, kendi ruhundan bir parçayı ona verdiğin şahsiyet seni unutmayacak. Seni daima yaşatacak. Ve o seni her düşündüğünde, onun zihninde her canlandığında, onun hatırasında kendine her daim yer bulduğunda ölmüş olmayacaksın. çünkü ölüm gerçek anlamda herhangi bir zihin veyahut yürekte yer edinmediğinde gerçekleşmiş olur. Sen yalnızca bir kişiye dokunmadın. Sen onunla bir şekilde rast gelen her insana da dokundun. Belki öğrencin sana aşık bile olacak. Ama sen bunu umursamayacaksın. Doğru ve gerçek bildiğini ona öğretmeye devam edeceksin. çoğu akademide, çoğu üniversitede çoğu hocanın yapmadığı erdemi gösterip onun aşkına karşılık vermeyeceksin. çünkü bunun güveni suistimal etmek ve ondan yararlanmak olduğunu biliyorsun. şerefini asla bırakamazsın. Asla senin olmayan bir şeye el uzatamazsın. Aradaki kuvvetli, derin ve ilginç bağ ancak bir kaç yüzyılda bir yaşanılabilir bir bağ olduğunu anlayacaksın. O senin her şeyin, o senin canın. Seni kaybettiğinde, yani bilge adamını kaybettiğinde hayat onun için yeniden başlamış olacak. çünkü doğru bildiği her şeyi senden öğrenmiş ve bunu pratiğe dökme zamanı gelmiş olacak. Başarılı olacak mı? yoksa bir hayal kırıklığı mı yaşatacak? sen ise onu gökten bir yerlerde gülümseyerek izleyeceksin. O hayatla savaş verirken, o seni özlerken, o, anne babasını dinler gibi dikkatle, sözlerine pür dikkat kesildiği zamanları hatırlarken sessiz kalacak. Bir an, sadece bir an. Ve eminim ki sen hayatta olsaydın, her şeyin sadece o bir an için meydana geldiğini düşünecektin. Onun doğuştan gelen yüksek ahlak anlayışına sahip olmasının seninle ilgisi yoktu. O güzel bir ruhla, ileri bir zekayla, yüksek bir ahlak anlayışıyla geldi bu dünyaya. Ve sen onun için en doğru insandın. Sen onun babasıydın. Sen onun abisiydin. Sen onun her şeyiydin. Ama bitti, çünkü onun yaşayacak bir hayatı var. Herkes alması gerekeni aldıktan sonra gider. Başarılı oldun ve her şey bitti, kabul et.
2 görüntüleme

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...