Schindler's List Filminin Sinema Dramının (ve Aynı Zamanda Buhranının) Zirvesi Olması
Bazı eserler, oyunlar, filmler, kitaplar, diziler vardır. İzlediğinizde, okuduğunuzda, oynadığınızda size başka hiçbir eserin hissettirmediği şeyler hissettirirler. Çok gülersiniz bir komedi filmine, sizi o kadar güldüren bir film olmamıştır. Çok ağlarsınız bir dizinin final bölümüne, hiçbir dizi sizi o kadar ağlatmamıştır. Çok seversiniz bir kitabı, daha önce hiçbir kitabı o kadar çok sevmemişsinizdir. Çok üzülürsünüz bir oyunda ölen karaktere, daha önce hiçbir oyun sizi o kadar üzmemiştir.
İşte Schindler's List, bana daha önce herhangi bir film/dizi/oyun/kitapta hissetmediğim şeyler hissettiren nadir filmlerden biridir. Çok üzüldüğüm eserler oldu, fakat ben hiçbir esere Schindler's List'e üzüldüğüm kadar üzülemedim. Bu film beni buhrana sokan tek film. İzledikten sonra kendime gelmek için bana Seinfeld izlettiren tek film. Beni ağlatan tek film. Ben 28 yıllık hayatımda hiçbir filme ağlamadım, fakat Schindler's List'e hüngür hüngür ağladım.
Yahudileri bir fırına doldurdukları sahne vardı. İnsanların "Acaba yakılacak mıyım?" diye korktukları bir sahne. Ben orada dehşete düştüm, ürperdim. Hep bir kız çocuğum olmasını istedim. Ben bu istekle yaşadım hayatımı. Hâlâ öyle. Kırmızı paltolu küçük kız sokakta yürürken ben kendimden geçtim. O kadar tatlı ve şirindi ki. Dünyanın acımasızlığından bihaber paytak paytak yürüyor. Ne olduğunun bile tam olarak farkında değil. Ben ağladım o sahnede. Oskar'ın "Daha fazlasını kurtarabilirdim." dediği, filmin son sahnesi çok dokundu içime. O ağladı, ben de ağladım. Ben kolay kolay ağlamam. Schindler's List filminden başka bir filme ağlamadım hiç. İlk izlediğimde birkaç gün kendime gelemediğim, arkadaşlarımın her fırsatta "Yunus, bir şeyin mi var?" diye sormasına sebebiyet veren bir sinema şaheseridir. İntihara karşıyım, onaylamıyorum fakat bir insana intihar ettirebilecek kadar güçlü bir film Schindler's List. Genç Werther'in Acıları kitabını okumadım. Kitabı okuyanlar Avrupa'da intihar etmeye başlıyorlardı o dönem. O insanları daha iyi anlıyorum şimdi. Bir sinema filmi ancak bu kadar buhran dolu olabilir. İnsanı bu kadar üzebilir. Bu kadar acı verebilir. Kırmızı paltolu küçük kız bende şefkat, sevgi, acı, hüzün ne kadar duygu varsa hissettirdi.
Her şeyin atmosferini çok iyi veriyor film. Soykırımın, savaşın, acının, vicdanın. İnsanın empati hislerini bu kadar harekete geçiren başka bir film izlemedim. Gerçekten bunlar olmuş mu orasını bilmiyorum. En iyi filmlerden biridir.
15 görüntüleme
Yorumlar
Giriş yap ya da üye ol yorum yapabilmek için.
Yorumlar yükleniyor...